"Gece yarısının sessizliğinde iki laboratuvar çalışanı, çeşitli makinelerle bir takım prosedürleri takip ederek bilinmeyen bir maddeyi inceler. Rehberleri laboratuvarın mekanik sesi ve bilimin katı kurallarıdır. Yorgunluk ağır bastığında, içlerinden biri Türk kahvesi pişirir ve gecenin seyri değişir. Kahve fincanından geleceklerine bakarlar. Bilimsel bakış yerini sezgiye devreder. İki kadın, rasyonel sorgulama ile sezgisel algının iç içe geçtiği o sınırda, hakikate ulaşmanın bambaşka bir yolunu düşler."